Bugun...


ELİF NİSA

facebook-paylas
İslamofobi Değil Bu!
Tarih: 26-10-2020 17:11:00 Güncelleme: 26-10-2020 17:49:00


“Selam kardeşim.”
Hatırladınız mı bu cümleyi? Yeni Zelanda cami saldırısındaki ilk şehidin, terörist katilin kamerasına
yansıyan hoşgörüsüydü bu cümle. Ne o caninin içindeki kin ve nefretin ölçüsünden, ne de hayatının
namlusunun ucunda olduğundan habersiz...
O günkü vahşet görüntüleri, yüzyılların biriktirdiği kin ve nefreti özetleyen sahneydi!
Senelerdir dünyanın dört bir yanından İslam karşıtı sesler artarak yükseliyor. Geride bıraktığımız hafta
Almanya'nın başkenti Berlin'de tam da namaz vaktinde arama yapan 150 kişilik polis ekibi Mevlâna
Camii’ne ayakkabılarıyla girdi.
Fransa’da ise Macron’un başını çektiği İslam düşmanlığı ülke geneline yayılıyor. İslami bazı dernek ve
kuruluşlar kapatıldı, Hz. Muhammed(as)’a hakaret içeren ve Müslümanları rahatsız eden karikatürler
binaların meydanlara bakan cephelerine yansıtıldı. Ayrıca okullarda derslerde de gösterileceği
açıklandı.
Kendince Avrupa’daki İslamofobik siyasetin liderliğine oynayan Macron, dozunu sürekli artıran ırkçı
politikaları ile Fransız toplumunun %8’ini oluşturan Müslümanların dinine devlet eliyle hakaret etmeye
devam ediyor.
Kur’an’ın Tevbe Suresi’nde, “Andolsun, içinizden size onurlu bir resul gelmiştir. Sizi rahatsız
eden şey onu da üzer. Size çok düşkündür” ifadeleriyle tarif ettiği Peygamber(asm)’a yapılan
hakaret bizim kalbimizi incitir. Biliyorlar bunu, bilinçli, amaçlı ve kasıtlı olarak sinir uçlarımızla oynuyor,
nefsimizi harekete geçirmeye çalışıyorlar.
Irkçı paylaşımlarıyla tepki toplayan Hollanda'da aşırı sağcı Özgürlük Partisi'nin Başkanı Geert Wilders
ise skandal bir paylaşıma imza attı. Daha önce, ülkedeki camileri kapatmak ve Kur'an'ı yasaklamak
istediğini, 15 Temmuz işgal girişiminin başarısız olmasına üzüldüğünü açıklayan Wilders, son olarak
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın resmedildiği aşağılık bir karikatürü paylaşıp "terörist" notunu düştü.
İslam karşıtlığını her seferde dile getiren, sık sık Türkiye'yi hedef alan Faşist Wilders şunları da
söylüyordu:
“Şimdi yapılmalıdır: Türkiye'yi NATO'dan kovmak, Türkiye Büyükelçisini kovmak, Türkiye ile yıllık
ticaret anlaşması yapılması, Türkiye vatandaşlarına vize yok, Türk havayollarını boykot etmek,
Shengen anlaşmasını iptal edip, sınır kontrolünü gözden geçirmek."
Kimi yasalarla da desteklenen İslam karşıtlığı, zamanla İslam düşmanlığının ve dolayısıyla
Müslümanlara yönelik baskıların, provokasyon ve saldırıların da önünü açtı. İslamofobi güç
kazandıkça, Müslümanlar da yaşadıkları bölgelerde giderek daha fazla ezilmeye başladılar.
Batı ülkelerinde suç oranlarında bir artış kaydedildiğinde, fail olarak akla ilk gelen, ülkede yaşayan
Müslümanlar oluyor. Plânlı ve organize taciz ve saldırılarla Müslümanları kışkırtıp, saldırganlaştırmak
istiyorlar. Sonrasında ise daha fazla zulüm, daha fazla işgal, daha fazla sömürü… Batı’nın kirli tarihine
yakışan da budur!
İslamofobi başlığı altında İslam’a duyulan nefret ve düşmanlık normalleştirilip sıradanlaştırılıyor.
Gerçekte ise İslamofobi ‘sanal bir algı’ değil, arkasında yüzyılların kin ve nefretini barındıran
İslam/Müslüman düşmanlığıdır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan birkaç gün içinde yaşanan şu adice olaylar hakkında anlayacakları dilden,
"Faşizm bizim kitabımızda yok, sizin kitabınızda var. Bizim kitabımızda sosyal adalet var" diyerek
hadsizlere hadlerini bildirdi. Başkan ayrıca, “Avrupa'daki her İslam düşmanlığının aynı zamanda Türk
 
düşmanlığı olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. Çünkü Batılı için Müslüman Türk'tür, Türk de
Müslüman'dır. Avrupa faşizmi yeni bir seviyeye geçmiştir” şeklinde konuştu.
Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi, gibi asıl mücadele Türkler iledir. Çünkü İslam’ı temsil edenler
Türkler’dir. Olayları artık İslamofobi üzerinden okumayalım. İslam düşmanlığı ve Türk nefreti kaynaklı,
plânlanmış terör saldırıları ile karşı karşıyayız.
Türkiye'yi artık hiçbir güç durduramayacak. Bir zamanlar bize “Hasta Adam” diyen Batı, artık kendisi
hasta. Sömürü sistemleri deşifre oldu, çöküyorlar; bu yüzden böyle azgınca saldırıyorlar.
O gün görsel medyaya düşen binalardaki iğrenç karikatürlere bakınca müthiş bir acı hissettim. Ama
asıl, Deccal tüm hızıyla faaliyette ve İslam’a karşı topyekûn savaş açılmışken, kimi insanlarımızın
vurdumduymaz hali çok acayip. Yaşananların her vicdanı dehşete düşürmesi gerekmiyor mu? Bu
küresel çetenin rezilliklerine sessiz kalmak çok daha dehşetli değil mi?
Haklarımızı gasp ediyor, alçakça saldırıyorlar. Bugün birlikte saf tutmanın, safları sıklaştırmanın
zamanı. İhtiyacımız olan tek şey kardeşlik, birlik, beraberlik ve dayanışma. Vicdan sahibi insanlar artık
birlik olmalı. Uyanık olmalı…
(İnananlar) Kendilerine zulüm ve haksızlık gelip çattığında, birlik olup karşı koyarlar.
(Şura Suresi, 39)




FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI