Bugun...


EYÜPHAN KAYA-Orta Doğu Uzmanı/İnsan Hakları Aktivisti

facebook-paylas
Asiye Dilipak Ablamızı Tebrik Ediyorum!
Tarih: 25-09-2020 14:38:00 Güncelleme: 25-09-2020 14:38:00


Asiye Dilipak Ablamızı Tebrik Ediyorum!
Bir insan dışarıda sıkıntılı olsa da evinde, yuvasında, biricik eşinin yanında
oturduğunda mutluysa hayatın sıkıntıları o insan için gelip geçicidir.
Bu sıkıntılı süreçte Asiye Dilipak hanımefendinin eşinin yanında durması
takdire şayandır, hele ki yüce Allah’a hak adına kendilerine yapılan
haksızlıkları arz etme yüzünün olması manen güçlü ve dimdik ayakta
olmasının işaretidir.
Tekasür suresinde “Çokluk sizi helake götürmüş…” ayeti sağımızda
solumuzda birçok insanı göz göre göre helak ediyor, ne yazık ki kendileri
üzerine almıyorlar.
Mal çokluğu, makam çokluğu, bazen o denizden damla misali olan sözüm
ona bilgi çokluğu, bazen de güç kuvvet, nüfuz çokluğu insanın ayağını
kaydırabiliyor.
Kimisinde kibir, kimisini çevresinden kopma, kimisini ibadetten soğutma..
Olarak tezahür ediyor. Unutmayalım iman aynen oruç ibadeti gibidir, nasıl
ki akşam ezanına 10 dakika kala bir şey yer, içerseniz orucunuz
bozuluyorsa, aynen öyle de sekerat anına 10 dakika kala maazallah
imanınız gidebilir.
Eğer hayatınızın birçok noktasında Allah’ı unutursanız iman üzeri ölmeniz
çok zordur, çünkü nasıl yaşıyorsanız öyle de öleceksiniz.
Bu gün İstanbul Sözleşmesini alkışlarsanız sekerat anında da şeytanlar sizi
alkışlar, unutmayın!
Asiye Dilipak Ablanın Abdurrahman Abimizin arkasında durması önemli bir
tavırdır, yükünü yarı yarıya hafifletir diye düşünüyorum. Kendi başına bir
dünya olan Dilipak psikolojik olarak etkilense de sonunda haklı olarak bu
davadan galip çıkacağına inanıyorum. Çünkü “hak yücedir, hakkın üstüne
çıkılamaz”, çıkmaya çalışanlar da bir gün tepetaklak olurlar.
Dilipak ne demişti?
Eşcinsellere fahişe, onların tarafında duranlara, destek veren kimseler de
türevleri demişti. Birileri bunu sağa sola çekse de bu ifade yerinde bir
vurguydu.
İstanbul Sözleşmesinin arkasında duranlara bir bakalım,
Laik, seküler, solcu bir kesim kimseler,
Feminist olarak kendini tanıtan aile düşmanları dernekler,
Eşcinseller ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ile kadın erkeği birbirine düşüren
insanlık düşmanları,

Tabipler Birliği, Belediyeler Birliği, Barolar birliği, Kimi iş çevreleri, dikkat
ediyor musunuz hiç alakası olmayan bu sözleşme etrafında nasıl da
kenetleniyorlar.
Peki bu sözleşmeye bu hayranlık nerden geliyor?
İslami değerlere karşı olan hınçlarından geliyor,
Namus anlayışının kendilerine manevra alanlarını daralttığından geliyor,
Kur’anı Kerim’in hayatın edepsizliklerine müsaade etmediğinden geliyor,
Kimi AB fonundan gelen projelerin kabulü kolaylığından dolayı bu sapkın
kimselerin arkasında duruyorlar.
Dilipakların derdi nedir peki?
Aile yapımız bozulmasın, özümüz kaybolmasın, millet olma özelliğimiz
yaşasın istiyorlar,
Bir baba kızına, bir abi bacısına nasihat edebilsin istiyorlar,
Eşcinsel komşularımız olmasın, gelinimiz olmasın istiyorlar,
Kocası dışında başka bir erkeği eve alan bir kadını koruma adına polis
gelip kocayı evden uzaklaştırıp “buyur eğlenmenize bakın” denmesin
istiyorlar,
Kadın anne özelliğini kaybedip, üç kuruş kazanç için sokak kedisine
dönüşmesin; evinin direği, eşinin yarı, evin yadigârı olsun istiyorlar,
Kadın erkek eş olarak aralarında bir sorun çıktıysa aile huzurunun tesisi
için büyüklerin nasihatleri doğrultusunda sıkıntıları giderilsin istiyorlar,
İşte Dilipak’a dava açanlar galiba bundan rahatsız olacaklar ki 500 BİN gibi
yüklü bir tazminat talebiyle dava açtılar, Ak Parti kadın kolları iktidar
dönemlerinin en büyük kabahatini işlediler. Aktif bir Ak Partili olarak ben
bunlara hakkımı helal etmem.
Unutmayın birileri adaletin sarsıldığını söyle de hala yargı mekanizmasında
Hâkimler vardır.
Ayrıca Abdurrahman Dilipak’ın boyu uzundur, herkesin eli kulağına
ulaşmaz.
Ona dua eden sessiz milyonlar var, bunların kahır ekseriyeti de Ak
Partilidirler,
Tabi ki bu haklı durumda dahi bu kadar yüksek bir meblağ ile Dilipak
hakkında dava açılması, muhterem eşi Asiye Dilipak hanım efendiyi
üzmüştür, böyle bir durumda da insan haklı olarak dostlarından bir geçmiş
olsun telefonu, ya da ziyaretini bekler.

Asiye Dilipak kimi eski dost ve ahbaplarından bir hal hatır somayı beklediği
halde kimseden ses çıkmayınca bir mektupla yüce Allah’a arzu halde
bulunası çok manidar.
Bu derce kendini Rabbına yakın hissetmesi de şahsı manevisinin yüceliğine
işrettir.
Dolayısıyla Asiye Dilipak Ablayı tebrik ediyorum.
İşte ev hanımı, işte anne, işte Anadolu kadını diyorum.
Selam ve dua ile.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI